10 Haziran 2009 Çarşamba

batarken


karanlık ve soğuktu gece ve yorgundu gemi.
o kadar yorgundu ki, liman bile çok uzak geliyordu ona.
uzaktı liman.
uzaktık çünkü,
liman onu nasıl karşılar bilmiyordu ve attığı demiri nasıl kabul eder...
bunları düşünürken aydınlanıyordu gün.
Geminin karanlığına inat aydınlanıyordu gün!
Deniz bu kadar aydınlıkken, gemi neden zifiriydi bu kadar?
neden böyleydi bilmiyordu...
fırtınalar diyordu.
Fırtınalara rağmen batmadığı günler gözünün önüne gelip utanıyordu.
tufanlar diyordu.
kırmamıştı yelkenlerini hiç bir tufan.
Boş verdi düşündüklerini; sustu ve yaklaştı limana.
En derin sessizliğiyle attı demirini…
Kabul etti liman.
cesur adımları vardı ikisinin de.
Her adımda dönüşleri arkalarında bırakıyorlardı.
Dönüşlerden neden uzaklaşıyorlardı biliyor musun?
artık bulup bulup kaybetme oyunlarına pas demişlerdi.
artık mağlubiyetler tak etmişti hayatlarına.
artık sonuna kadar teslimiyet, iliklerine kadar benimseyiş...
gemi.
durdu ve döndü yüzünü limana..
"gidip, kaybolmak istemiyorum derin sularda. biliyorum çünkü,
döndüğümde sen olmayacaksın burada.
biliyorum çünkü sen kollarını başka bir gemiye açmış olacaksın, bir başka hoyrat tekneye".
gemi istiyordu ki "tek" ol.
gemi istiyordu ki "kaybolma"...
liman.
duruyordu yine ama bu sefer daha cesurdu konuşurken..
diyordu o da "gel ama gitme"
diyordu o da "sev ama unutma"

....

bir mevsim geçti aradan..
bahar, kışa döndü.

Gemi, limanın konuklarına karşı koyamadı.
Gemi, limana karşı duramadı.
liman asiydi, liman güçlüydü... peki ya gemi?

gemi güçsüz kalmıştı yol boyunca çarpıştığı dalgalardan.
Su alan güvertesine rağmen, son kez demir almaya karar verdi gemi
O koca cüssesi batmaya hazırlanıyordu..
En derine batana kadar ne bir daha liman dedi ne de bir daha yelken açmayı düşledi.

son yelkeni pusulasız ulaşılmış bir liman uğruna açmıştı gemi...
ve son demiri o umarsız, hoyrat limandan almıştı...
liman "geldiğin gibi kalabilseydin" diyordu, gemi ise "gitmek istemezdim sen göndermeseydin" diyordu...
dalarken denize...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder