
seninle başladı kavgam kendimle, seni yanıma alarak yumruklaşıyorum kaçışlarımla,
korkularımla.
seninle uyanıyor benliğim karanlığından, yalnızlığından ve ıssızlığından.
aylardır kaçtıklarımdan kaçmamaya seninle başlıyorum, sen dolu başlıyorum doğan her güne.
tüm bulutsuzluk özlemlerimin sonu gibi bir "merhaba" gibisin bana çok zaman.
seninle konuşmak, tartışmak dünyanın en soğuk yerinde boğazımdan geçen bir yudum sıcak kahve.
senin ismini zikr etmek sevapların en büyüğünü kazandıran ibadet.
ama senin en çok bir serap olma ihtimalinden çekiniyorum.
yaklaştığımda kaybetmem değil mi?
bildiğim bir şey var. seninde korkuların, yalnızlıkların var.
senin gün doğumun olabilir miyim onu bilmiyorum fakat sana Necip Fazıl' dan bir şiirler sesleniyorum;
"Yüzün bir sebepsiz korkuyla uçuk,
O gün başucuma karalarla gel!
Arkanda, çepçevre, kızıl bir ufuk,
Tepende simsiyah kargalarla gel!
Elinden, dal gibi düşerken ümit,
Ne bir hasret dinle, ne bir âh işit;
Bir yaprak ol, esen rüzgarlarla git,
Kırık bir tekne ol, dalgalarla gel!"
bu yazı yine baştan aşağı her satırı ile "yüzümü en çok güldüren" için "gün doğumum" için.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder