
Dulcinea,
hayali sevgilim.
uzak şehrin, uzak sevgilisi.
hayallerimde doğan ve olgunlaşan.
hayallerimden kopan ve hayatımda kalan...
nasıl anlatsam nasıl tasvir etsem bilmiyorum seni.
nasıl anlatabilirim ki zaten hayallerimde olanı.
oktay rıfat diyor ya
"benim yârim iki dirhem bir çekirdek
hoppa mı hoppa
rakı içer
kadeh kırar
benim yârim sırasında benden hovarda
kavuniçi mendil
markalı çanta
benim yârim çıtkırıldım
benim yârim alafranga "
kimi zaman işte öylesin...
kimi zaman ise, soğuk, ezik; yıpranmış bir kız.
ben yıprattım seni düşüncelerimde , ne zaman hayata kızsam sana yüklendim; yalan yok. her kızdığımda biraz çirkinleştin, biraz ezildin ama en çok yıprandın.
sonra üzüldüm, omzuma yatırdım seni.
şiirler okudum attila ilhan' dan, oktay rifat' tan.masallar anlattım, o çok özlediğim çocukluğumdan.
***
bir gün gerçek olmanı bekledim, ruhunla bedeninle karşıma çıkmanı.
inanıyorum buna, çıkacaksın.
seni yıpratamayacağım bir anda, yıpratmak istemeyeceğim günlerde...
geleceksin! omzumda olduğun, masallarımı; şiirlerimi dinleyeceksin.
öpeceksin sonra, belki sende çok seveceksin...
belki don kişot' un olacağım, seni üzen değirmenlere saldıran.
ya da hayatında bir anı olacağım "güzeldi" deyip geçeceğin.
"gitme!" diyeceğim, gideceksin...
ve ben işte o an döneceğim hayallerime.
sen hiç olmamışın gibi..
belki de yıpranmış kadınların şiirlerini okumalısın kendi kendine.
YanıtlaSilbirini bir damla daha çirkinleştirmenin o ağır yükünü omzuna alıp, söz vermelisin dünyaya.
ne güzel bir "belki" o..
bilirsin; "umut iyi bir şeydir ve iyi şeyler asla ölmez"
"umut" ne kadar farklı bir kavramdır değil mi?
YanıtlaSilbazen dibe sürükler bazen en büyük çıkmazlardan çıkarır.
bir kadın...
çirkinleştireceğimi değil, yücelteceğimi bekliyorum.