
"iki hafta sonra" demiştin bana "iki hafta sonra unutacaksın!" ne kadar emin söylemiştin bunu...
gözlerimin içinde yaşlar vardı benim, bu yaşların tek sebebi sana bakıyor olmamdı oysa ki...
sana bakarken içimde gerçekleşenler ancak bu şekilde dışarı çıkabiliyordu, göz yaşlarımla.
oysa sen bana "bu duygular geçecek Ali, bunlar kalıcı değil ve emin ol kolay olacak bunlar." diyordun.
ne kadar emindin değil mi?
evet emindin, çünkü hayatına giren erkekler hep aldatmış seni. hep yalanlar söyleyip göz yaşlarına emanet etmişler benim o bakmalara kıyamadığım gözlerini...hep vedalaşırken tutmuşlar benim o tutarken kalbimi zapt edemediğim ellerini...
ve sen beni onlarla bir tuttun...onlar gibi sandın.
değildim ben...
ne eski sevgilin, ne de baban...
ama anlatamadım bunu sana, birine güvenmekten korkan yüreğini ikna edemedim.
şimdi sırf bu sorunlardan ötürü benden uzaktasın, belki bir başkasına güvendin, belki şuan aklına bile gelmiyorum; belki belki belki...
ben mi ne yapıyorum?
seni görebilirim umuduyla gidebileceğin yerlere gidiyorum, dışarı çıktığımda sana benzeyen birini gördüğümde heyecandan yerimde duramıyorum, senin içinde bulunduğun ve ya gittiğini tahmin ettiğim bir yere gittiğimde adın aklıma düşüyor ya da evde oturuyorum şarkılarda, şiirlerde, romanlarda seni arıyorum...
senin bana aldığın mumu yakıp, o mumla birlikte eriyorum...
o mum senden bana kalan somut anılardan bir tanesi.
biliyor musun aşkla eriyen bir adam "çilek" kokmuyor, senin mumun gibi...
şuan ne desen susarım onu da bilmiyorum, sadece ve sadece delirircesine ağlıyorum; seni hala çok seviyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder