15 Ağustos 2009 Cumartesi

hayat

bazen o kadar zor akıp gidiyor ki hayat.
bir kaç sözcük arasını sıkışıp kalıyor.
ya "merhaba" ya da "elveda"
ilişkilerin bu ikisi üzerine temellendirilmiş!
daha fazlasıyla aşık olmak,
aşka dair mısralar dile getirmek
"yassak hemşerim!"

aynı kitabı okuyorsun,
sanki yeni kitaplar yazılmıyor gibi, sanki bütün eski kitapları okumuşun
gibi sadece bildiğin, aşina olduğun tat başka bir şey değil aradığın.

sırf bu yüzden aynı şarkıları dinliyorsun,
bildiğin bir ses, bildiğin bir melodi ve duymak istediğin kişiden.
gün içerisinde onlarca kez dinliyorsun aynı şarkıyı...

ve tabi ki dur durak bilmeden aynı kadına aşık oluyorsun.
ondan gelen acılara aşinasın, onun için aşk nedir biliyorsundur da ondan
hem zaten modern zamanın aşklarına geri kafalı kalıyorsun,
o sevilmemişki bu zamana kadar. hoş onun başına gelenleri yaşasan sende
bir daha ne güvenirsin ne seversin...

sonra insani ilişkileri ne kadar ılımlı yaşarsan o kadar geri kalıyorsun.
alışmış modern insan sert olmaya, ılımlı olmakta neymiş bre densiz!

yardım etmeye çalıştığında yardım edilecek konuma düşüyorsun,
düşene bir tekme vur, sana mı kaldı elinden tutmak!

bir de insanlar artık anlatmıyor, dostundan, kardeşindense kendine saklıyor
duyduklarını, yaşadıklarını
ve o anlatmaya sen dinlemeye çalıştığında anlatacaklarını unutuyorsun

sen de buna HAYAT diyorsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder